Bir Asiretin ana cografyadan ayrilisi ile Özgün kültürünü koruma çabasi anlatilmaktadir.
Ezim Kurmanc u Kelhor,Lor u Gor Ezim,ez Kurdim li jer u jor
Iro ji Lor u Kelhor u Kurmanç
Ji dest xwe berdan ew text u ew tac, Bune olperest Bi tizbi u xist.
Ta dijmin skand Li me ser u pist ……………….CIGERXWIN
Kendal DOGAN
IRANDAN DERSIME KELHUR ASIRETI
Kürtlerin en eski dini Zerdüstlügün son versiyonu konumunda olan Yezidilik/ Alevi /Ehlihak/Aliallah/Aliilahi ayrimlari felsefe olarak birbirlerine çok yakin olmasi nedeni ile,farkli cografyanin getirdigi zorluklarla birlikte birbirinin yerinde olabilmislerdir.Bu özellikleri nedeniyle yasanilan ruhi sekillenme süreçleri aynidir denebilir. Buna bir örnek olarak su anda Sivas/Divrigi bölgesinde yasayan kelhur(kelhor)asireti gösterilebilir.Ana cografya içinde göçebe asiret özelliginden dolayi sürekli bir göç yasayan asiret Kürt asiretleri içinde çok önemli bir konumdadir.Özellikle Iran Kürt yasam cografyasinda dört büyük asiret arasinda sayilmaktadir. Dogu dil bilimcileri Kürt dilleri arasindaki lehçe ayrimi yaparken Kelhur ayrimindan yararlanirlar. Güney lehçeleri kapsaminda yer alan “Kelhori”Kürtçenin en eski lehçeleri arasinda sayilmaktadir. Kürtçenin lehçeleri konusunda en eski kaynak Seref Han´in serefnamesi´dir. Seref Han bu eserinde söyle der: "Kürt topluluk ve asiretleri, dil, gelenek ve sosyal durumlar yönünden dört büyük kisma ayrilirlar: Birinci kisim, Kurmanç ikinci kisim, Lor; üçüncü kisim, Kelhur; Dördüncü kisim, Goran."(1) Fuad Heme Xursîd, Zimanî Kurdî, Dabesbûnî Cografyayîy Dîyalêkte-kanîy(Kürt Dili ve Lehçelerinin Cografi Dagilimi) adli çalismasinda Kürtçe lahçelerini siniflandirirken ;Kelhur lari güney gurmançesi kapsaminda degerlendirmektedir. Dilbilimcisi Malmîsanij, Kürtçeyi bes ana lehçeye ayirarak Kelhurlarin kullandigi siveyi ,Güney Kürdistan´da konusulan diger Kürt lehçeleri grubunda ele alarak”mansahî, Lekkî, Lurrî, Sencabî ve Kelhurî gibi degisik adlarla anilan kollari vardir ki bunlar iran ve Irak sinirlari içinde bulunan Kürtlerin bir bölümünce konusulur”demektedir. Türk sosyologu Diyarbakir´li Kürt Ziya Gökalp, asiretleri iskan etme projesinde yararlanmak üzere Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin istemi üzerine 1922´de hazirladigi, 1975´te Komal Yayinevi, 1992´de de Sosyal Yayinlari tarafindan Türkiye´de yayinlanan Kürt Asiretleri Hakkinda Sosyolojik Tetkikler adli eserinde, Kürtleri Kurmanç, Zaza, Soran, Gûran(Goran) ve Lur olmak üzere bes kavme ayirmakta, henüz tahkik etmedigini söylemekle beraber, Gûran ve Zaza lisanlarinin birbirlerine yakin oldugunu yazmaktadir. Ayni raporunun ilk degerlendirmesinde, Bahtiyari lisaninin Sorancaya, Kalhur(Kelhur)ûrancaya ilhakini mümkün gören Ziya Gökalp sonradan bunu tashih ederek "Bahtiyari lisaninin Lurcaya, Kalhur lisaninin Sorancaya mensup oldugu serefname´nin sahadetiyle anlasiliyor" diye yazmaktadir.ilk çalismasinda"Gûran, Bahtiyari, Kalhur lisanlarini ayirirsak elimizde istiklalleri malûm olmak üzere dört lisan kalir: Kurmanc, Zaza, Soran, Lur" diyen Ziya Gökalp sonraki tashih yazisinda "Gûranca, Zazaca, Dünbüli lisanlari ayni lisanin isimleri oldugu gibi, Kalhur, Baban, Soran isimleri de ayni lisanin muhtelif adlarindan ibarettir. Bahtiyarî ve Lûr isimleri de yine ayni lisani gösterir. isimlerdeki bu taadüdün sebebi Kürt kavimlerinin muayyen isimlerinin olmamasiindandir... O halde Kürtlerin bir kavim olmayip dört kavim olduklari ve binaenaleyh Kürtçenin de birbirlerinin mensuplari tarafindan katiyen anlasiilmayan dört muhtelif lisana alem oldugu anlasiliyor. Bu dört lisan sunlardir: Kurmanc lisani, Zaza lisani(Gûranca, Dünbüli), Soran lisani(Baban, Kalhur), Lûr lisani(Bahtiyarî, Fîlî[Fêlî], Lek)" sonucuna varmaktadir. Kelhur asireti konusunda en eski tarihsel bilgi klasik Kürt tarihi olarak bilinen ve Seref Han tarafindan kaleme alinan Serafnamede rastlanmaktadir. Asiretin 1581 li yillarda kendi kendini yöneten konumda oldugunu “….Kelhur Vilayeti’ni yagma etmekten….”asiretin ticari yollari elinde tuttugu ve diger topluluklari vergilendirdigini yazmaktadir. “Ayrica bir kazanç yollarida,Bagdat’tan Kermansah’a kadar topraklarindan geçen kervanlardir.Kelhurlar bunun için 21 karakol kurmuslardir.(2)” Yine Serafnamede Asiret ile ilgili olarak bilgi verilirken içinde Süleymani,Barki,Kelhur ve Remziyar asiretlerinin bir arada Gelbagi adi ile adlandirildiklarini yazar(a.g.e) Bu bir araya gelis için ayni eserde;”Sözün özü,durumlari saglamlasti ve nüfuzlari güçlendi;… Sair demistiki : Dünya bir kasedir,felek saki ecelse mey Mahluklar içiyorlar hep o meclisten Hiç kimsenin yoktur asla kurtulusu Bu kaseden,bu sakiden ve bu meyden” Dörtlükle de Asiretin yasamina iliskin bilgiler verilirken asiretin gücü ve sosyal yasami hakkinda bilgiler verilmistir. Bazil Nikitin Kürtler hakkindaki Sosyolojik ve tarihi incelemesinde asiret hakkinda ; “Yüzyillardan beri Kelhurlar,Iran Kürdistani’nin sinira dogru ve Kermansah yönündeki en güney ucunda oturmaktadirlar.Yerlesik ve göçebe olan Kelhurlarin 25 kolu vardir.Bu kollardan bazilarikis yaz sürekli yerlesme merkezlerindeoturmakta ,bazilarida yoksullastiklarindan,hayvanlarinida ,topraklarinida kaybetmis bulunmakta ve çobanlik,usaklik(nowker),ortakçilik gibi isler görmektedirler.”(2) “Kelhurlardaki kollarin çogunlugu göçebe bir hayat sürer ve hayvancilikla ugrasirlar.”(a.g.e)tespitlerde bulunmustur. Kelhurlar asiretinin kollari arasinda sayilan”Tarikata bagli Kürt asiretleri Kelhorlarin Menisi klani;Sencabiler ve Guranlarin çekirdegi olmalidir.”(2) sencabiler için “Bu milletin ancak adi Müslümandir,çünkü bunlar ne namaz kilarlar,ne abdest alirlar,ne oruç tutarlar;mollalara asar falan vermezler.Benim inancima göre,bunlarin topunu kesmek Allah ve Peygamber nezdinde büyük sevap olur.”(a.g.e) Ondokuzuncu yüzyil araliginda sömürgeci feodal Osmanli imparatorlugunun egemenligindeki Kürtlerin yasamina iliskin incelemesinde Dr.Celile Celil Kelhor(Kelhur) asiretinin” 200 aileden “olustugunu yazar. Ilk Çaglarda Türkler,Kürtler ,Iranlilar adli eserindeProf.Egon Von Eickstedt ; “Kelhur Kürtleri dogu asiretlerinin en büyüklerindendir.1596 yilinda yazilan Serafname’de bu duruma isaret edilmektedir.Ayrica Serafname’de Kalhorlarin Kürtlerin önemli bir bölümünü olusturdugu yazilmaktadir.Daha o zaman Kalhorlarin önemli bir bölümü vadilere inerek köylü yasamina geçmislerdi.Oysa kalhorlarin daglik bölgelerde yasayanlari daha hala göçebedirler.”(3)der. Iran Horasani ile Kirmansah’da yasayan ve göç etmek zorunda olan Kelhur Asireti Dersime göç etmeden önceki konumu itibariyle farkli özellikler arz etmektedir. Bu asiretin çogu ehlihak inancinda olup yezidi olan ailelerde mevcuttur. “Caflar konfedarasyonu”kapsaminda da degerlendirilen bu asiretin sürekli göçü nedeni ile ruhi sekillenmesinde farkliliklar olusmustur. ”Kelhur kürtleri kendileriniYahudi Ruham veya Nebukednesr soyundan sayar.Bunlarda çok sayida ibrani isme rastlanmakta ve fizyotip olarak Yahudilere benzedikleri söylenmektedir.” “Kelhor ve sencabilerin hepsi siidir.”…“Sencabilerdenbir kaç boyunun veya çogunun,Haledilerden Kelhor asiretine bagli Menesi boyunun…Ehlihak,Aliallah oldugu…..”(Iran Halklari el kitabi-Rafael Blaga) Ünlü Kürt tarihçisi ve beyi Seref Han, Fars edebiyatinin kahramanlarindan Ferhat’in Kelhur Kürtlerinden oldugunu yazmaktadir. “Zamanin ilginç,dönemlerin ve günlerin nadir insanlarindan biri olan ,sevdadan aklini oynatan asiklarin basi ve istirap,aci çeken vefakarlarin reisi;yani ,ayni zamanda iran hükümdarlarindan, Hüsrev Perviz’in de sevdigi Sirin’eolan aski,delilik derecesine varan sevdasi ve sevgisi ugrunda büyük zahmetelere ve dehset verici sikintilara katlanan Ferhat ise, Kelhur Kürtleri’ndendi.(Serafname) Iran Kürt yasam cografyasindan ayrilan Asiretin Yezidi kolu ile Ehli-Hak kolu,Dersime geldiklerinde Alevi(sersor) yasam biçimini yasamlarinda esas alan insanlarla karsilastilar.Ovacik bölgesinde seyh Hasanlilarla uzun bir zaman birlikte yasadilar.Kelhur asiretinin yezidi kolundan olan aileler ile birlikte Ehlihak olan aileler Dersim bölgesinde yasam tarzlari kültürleri bakimindan çok farklilik olmasada göçebe yapilari onlari yeniden göç etmeye itmistir. Bu nedenlede yezidi Kelhur asireti bin sekiz yüzlülerin basinda ,Divrigi bölgesinde once Hinora’ya (Divrigi)yerlestiler.Bu bölgede de yine Alevi yasamini kendilerine esas alan insanlar yasamaktaydi.Dersimde geçen uzun yillar ve tecrübe asiretin yezidi kolunun alevilesmesinin kosullarini yaratmistir.(Bu asiretin bazi üyeleri kendilerinin Seyh Hasanli olduklarini söylerler.Ancak söz konusu asiret sadece zazaca konusmaktadir.Kaldiki Kelhur asiretinin göç ettigi bölgede(Divrigi) Türkmen Alevilerinin yogunlugu söz konusudur.Bu yüzden Kelhur asiretinin Gurmançe lehçesini kullanmalari tesadüf olamaz.) Söz konusu asiret dersimde uzun bir süre kalmasina ragmen ,geldikleri yeni cografya ya kisa bir sürede uyum saglamistir.Ancak onlarin yasam tarzlari,farkliliklari bölgede yasayan Türkmen Alevileri tarafindan hosgörü ile karsilanmistir. Kendi yerlesim bölgelerinde(Asagi ve yukari Karakuzu)Kelhur asireti özgün adi ile Male Kelhuran Yezidi aile gurubu ise Male Seytanon(Seytanlar)olarak anilmaktadirlar. Asagi ve yukari Karakuzuda yasayan asiretin üyelerinin yasamlarinda Yezidilige ve Ehli Hak inancinin büyük izleri hala mevcuttur. ”meleke ser sibe aziz”yakarislarinda yezidi olduklarin a iliskin ip uçlarini hala tasimaktadir. Yasli kadinlar hala Günes dogmadan kalkarak günese secde ederek “Meleg-e ser sibe aziz, du mezin-i ,du aziz-i……..dua ederek günü karsilarlar. Asiretin üyelerinin öldügü ilk gece mezarin basina agaçlar yigilarak büyük bir atesin yanmasi saglanir.Bu durum çogu zaman kirk gün sürer. Asirette köylerde kullanilan ocaklar(yemek pisirmek ve günlük isler için kullanilan)mümkün mertebe söndürülmez,Özellikle atese su kesinlikle dökülmez.Her eve ates verilmek istenmez.ates verilirken agire agis ile ates istenmesi bir gelenek halini almistir. Horoza önem verilmesi,her evde yalniz bir horozun bulundurulmasi… Asiretin kadinlarinin balife ser(bas yastiklari)lerde tavus kusu motiflerinin yogun olarak kanefçe ile isledikleri görülmektedir. Dersimde Kaldiklari zaman araliginda ;Uyumlari konusunda önemli süreçleri yasayan Kelhur asireti,Ortak çok seyleri farkliliklari az olan iki anlayis yezidi ve Ehlihak ailelerin rahat olmalarini engellemis,Asiretin yasam tarzi nedeniyle bölgede çikan bir olay neticesinde islenen cinayetler nedeniyle Asiretin Ehlihak ailelerinden once Ape sefer göç eder.Kardesi Ape Hesan’a dayanamayan Ape Sefer Dersime dönerek tüm ailenin Hinoroya göçü konusunda etkili olur.Asiret Önce Divriginin Kuzeyinde yer alan Hinora köyüne konaklar daha sonra derin bir vadi içerisinde ulasilamiyacak topografyasi ile Çatli çayinin kuzeyine Bizevi denen yerde asiret kalici olmakta karar kilar. Asiretin Yezidi aileleri de Bizevi’ye yerlesir asiretin tek geçim kaynagi hayvancilik ve kilim/hali yapimi oldugundan simdiki Avsarcik olan köye goman(agillar)yapilir.Asiret yayla olarak bu bölgeyi kullanir.Ancak Asagi Karakuzu(Bizevi) ileYukari karakuzu(Avsarcik)arasi topografik olarak çok bozuk olmasi sebebiyle yürüme yolu olarak 4 saat gibi uzak bir mesafede oldugu için asiretin yezidi kolu yukari Karakuzuda kalir. Asiretin ikiye ayrilmasi,Asiret arasinda uzunca sürecek iliskilerin devaminda bir engel olmamis asiret disaridan evlilikleri uzun zaman uygun bulmamistir. Kelhur asiretinin kadina bakisi da oldukça önemlidir.Asiret içerisinde kadinin çok belirleyici bir rolü vardir. “Kis aylarinda Kürt kadinlari kilim dokurlar.Bunlar ev ihtiyaçlari için yapilir.Satilmalari için degildir.Bir Kürt birini konuk etmis ise,onun rahat etmesinden de o sorumludur.Kalhorlu kadinlardan birinin asiret reisligi yaptigi bilinmektedir.Oldukça sert tipli kadinlara rastlanmaktadir.Kadinlarin saçlari siyah oldugu halde,sarisin çocuklari görmek olanak dahilindedir.”(3) Serafname’de bu konuda da asirete iliskin “…Ne varki ,Hüseyin Bey,Kelhurlu Ayal Bey’in Begüm adindaki kiziyla evlendi.Bu hanim Kelhurlar’in ünlü gelenek ve adetleri geregince Hükümdarlik islerini kendi üzerine aliyor,kocasi Hüseyin Bey degil,kendisi tek basina hüküm sürüyordu…”(1)tarihi olayi anlatmaktadir. Kelhur asiretinin Karakuzundaki reisi konumunda olan Isko nun esi yine asiretin yukari karakuzuda kalan kolunu olusturan male seytanonlardan Pasa aganin kizi mete çicçe Asireti yönetmis, bu yüzden etraftaki Türkmen Alevi köylerinde önemli bir saygi görmüstür. Asiretin siyah saçli yesil gözlü kiz çoçuklari çevre Türkmen Alevi insanlarin büyük ilgisini çekmis bu özellikleri herzaman konusulur olmustur. Kelhur asiretinin erkekleri kis aylarinda sirayla iki köy arasinda uzun misafirliklere gidip gelirken kadinlari ise kilim ve hali yaparak aile ekonomisine önemli katkida bulunmaktadirlar.Asiretin yapmis oldugu hali ve kilimler asiret içinde sayginlik ta ifadesini bulan bir ölçü olarak Kabul görmüstür.(Bu hali ve kilimlerin çogu ticari zihniyetli insanlar vasitasiyla Almanyaya satilmistir.) Kelhur asiretinin sürekli göçü,konusunda Su anda yasamda olmayan MehmedAli Hafis olarak bilinen Asagi karakuzulu köylüsü;”asiret gittigi her yerde hor görülmüs,hatta Dersime gelindiginde artik burada kalabiliriz derken,inançlarimizla alay edilmesi sonucu,insanlar ölmüs ve önce Hinora ya daha sonrada köyümüze gelmisiz.”demisti. Bu konuya iliskin olarak 1976 yilinda Asiretin yapisi ve köyün kurulusuna iliskin yapilan söyleyisi önemli oldugu için aynen söyledir:(Bant kaydinin çözümü) -MD:Mehmed Ali amca köyde kaç farkli asiret var? -Mali Zivo:Bu sorulari en iyi hafisin oglu Dingil(Male Hafisin Oglu M.Aliyi kastediyor)bilir bende onlardan dinledim.Köyde Male Kelhuran(Male Alos,Male Reso,Male sultik)Musso gil ile biz zivo gil ve male Havis’on Dersimden,Gulolar(male isse,male xallo,male cumo,male belce)Malatya civarindan,male mamme,male uco(Bunlar Tokattan gelmisler Yezid diyorlar ama Allah bilir duymasinlar ayip olur…… ) -M.D:Male seytanon ile Kelhurlar arasindaki iliski nedir? -Mali Zivo:Bunlar birbirleri ile akraba asiret.Dersimde birlikte gelmisler.Kelhurlar için onlar bir yerde durmaz,Dersimden öncede Acemistan(Iran kastediliyor)diye bir yerde yasiyorlarmis.Male Seytanon ile Male Aloslar birbirleri ile akrabadirlar.Ilk Dersimden geldiklerinde Bizim Köye(Karakuzulu/Bizevi)yerlesmisler.Sonra simdiki Gomana(Y.Karakuzu/Avsarcik)yerlesmisler. -M.D:Peki Kelhurlara niye seytanon denmiyorda Gomanlilara Saytanon deniyor. -Mali Zivo:Bu hususta senin deden Isko bu soruyu soranlara cevap vermeyin biz bu yüzden Dersim’den gelmisiz….(bantin bozuk kismi)Gomanda yalnizca Seytanonlu yok.Direjanli(Male Nermikan,Mamolar,Male ibisan…)var.Baytar Nuri bizim köye gelmis çok yaman bir Kürtmüs,ozaman senin Amcan Çabo(Çok bilgili her seyi bilirdi)ile Safi Kürtler için konusmuslar.Kurban birde sana bir sey daha söylim,Baytar Çamsiha çok gelirmis,Haci Aga gilin bir kizi ile nisanlanmis… Sonra Hükümet amcani askere almak istemisler,karsi koyunca öldürmüslerdi.(Çabo dönemin önemli egitim görmüs hükümete karsi gelisi ile ünlenmis dönemin aydini K-D) Hidirlikta dedeler Bunlarda Elazigin Devdirejden gelmisler.Bu dedeler Avuçanlidir.Baytar Nuri Çamsihta kaldiginda Golo dede Bazi önemli hususlar için araci gönderirmis.” Dersim’den Karakuzulu köyüne göç Mehmet Ali Zivo’nun anlatimiyla göç 19,Yüzyilin baslarinda gerçeklesmistir.Bu süreçte Male musso/Male zivo(Sirinon)köye gelen diger Kelhur Asiretine bagli Aile gruplaridir.Bu asiretin bir kolu Bugün Kuluncak Köyünde yine Sirinon olarak yasamlarini sürdürmektedir.Bugün Türklesmis Kürtler olarak yasamlarini sürdürmektedirler.. Asagi Karakuzulu/Bizevi(Gund’e BerxeRes)Kelhur asireti,Male Alos(Lawke Ape Ali),Male Reso ile MaleSultik(Zarukan Ape Sefer) Olarak üç ana aile olarak Karakuzulu(Bizevi) Köyünde yasamlarini sürdürmektedirler. Asiret Koçgiri Alevi Kürt ‘lerin ve Dersim Kürtlerinin isyanlarinda önemli roller üstlenmistir.Asiretin en kültürlü insani olarak Kabul edilen ve dönemin önemli akademik çalismalari olan Ape çabo Koçgiri isyanindaki etkisi nedeniyle zorla askere alinmis ve öldürülmüstür. Dersim Tarihini yazan Baytar Nuri bu durumu bildiginden bölgede Kürt olan bu iki köyden hiç bahsetmeyerek koruyucu davranmistir.Karakuzulu köyünün mezrasi olan ve Elazig Devdirej bölgesinde yasarken göç eden Avuçanlilar Kürt olarak göstermistir.(Hidirlik Köyü) Sonuç olarak önemli bir tarihi süreçten geçen Kelhur asireti ,göçebe yasam tarzlari nedeniyle farkli yasam alanlarinda geçerken ruhi sekillenmesinde farkliliklar yaratmis bir asiret olarak hala ulusal ve Inançsal özelligini ana cografyadaki gibi diri olarak korumaktadir.Bunun nedeni Anadolu cografyasindaki kazanimlarina baglamak dogru olacaktir. Yararlanilan Kaynaklar:
1-Serafname(Kürt Tarihi),Serefhan,Hasat yayinevi,1990,Istanbul
2-Kürtler,Bazil Nikitin Cilt 1-2,Deng Yayinlari,2002 Istanbul
3-Türkler,Kürtler,Iranlilar,Prof.Egon Von Eickstedt,Firat YayinlariIstanbul,1993
4-Osmanli Imparatorlugunda Kürtler,Dr Celile Celil,Özge Yayinlari1992,Ankara
5-Kürdistan Tarihinde Dersim,Dr. Vet.Nuri Dersimli,Dilan Yayinlari,1992,Dyarbakir
6-Kürtlük Türklük Alevilik Martin Van Bruinessen,Iletisim Yayinlari,2000,Istanbul
7-Islam Inançlari Ansiklöpedisi,Orhan Hançerlioglu,Remzi Kitabevi,1984,Istanbul
8-Iran Halklarinin El Kitabi,Rafael Blaga